parce que

''Ce qu'on appelle la posterité, c'est la posterité de l'oeuvre''


nasıl bir kafiyeye bürünmüş kim bilir gökyüzü
hiç durmadan
bir evle
bir ağaçla
bir insanla
bir köprüyle uyak halinde.
çarşılar var sonra gözümü kapayınca, dükkanlar açılıyor kepenk kepenk.
gördüklerimi kitaplarda görünce hatırlıyorum.
yoksa,
gökyüzünü nereden bulacaktım ki?



Hiç yorum yok: